PARKİNSON HASTALIĞI NEDİR?

Parkinson Hastalığı (PH) hareketleri etkileyen bir beyin hastalığıdır. Zaman içinde ilerler ve öğrenme, bellek gibi diğer beyin işlevlerini de etkileyebilir. Ancak bu ilerlemenin hızı kişiden kişiye büyük oranda değişir. Tedavi gören pek çok Parkinson hastası uzun yıllar hiçbir engel yaşamayabilir.

Parkinson Hastalığının Nedeni Nedir? Belirti Ve Bulguları Nelerdir? Tanısı Nasıl Konur? Nasıl Seyreder? Parkinson Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?

Fotoğraf: Altan Akay

Parkinson Hastalığının Nedeni Nedir?

PH’nın nedeni bilinmemektedir. Normalde beyinde bazı hücreler dopamin denen ve hareketi kontrol etmeye yarayan bir kimyasal madde yapar. Parkinson hastalarında sinir hücreleri yavaşça işlevini kaybeder ve dopamin yapamaz olur. Bunun sonucunda PH’nın bulguları kademeli olarak gelişir ve zamanla ilerler. Bu sinir hücrelerinin neden doğru çalışamadığı bilinmemektedir.

PH olan kişilerin yaklaşık %10-15’inde birinci dereceden bir akrabalarında (anne, baba ya da kardeş gibi) PH vardır. Çok küçük bir azınlıkta ailevi geçiş vardır. Özellikle genç yaşta ortaya çıkan hastalıkta genetik mutasyonlar rol oynayabilir.

PH 50 yaş üzerinde ve erkeklerde daha sık görülür.

Parkinson Hastalığının Belirti ve Bulguları Nelerdir?

PH başlangıçta hafif bulgulara yol açar. Hastalık ilerledikçe bulgular kişinin çalışmasını ve günlük yaşam aktivitelerini etkileyebilir. PH’nın belirti ve bulguları kabaca motor ve motor olmayan diye ikiye ayrılabilir. Motor bulgular hareketi etkileyen bulgulardır. PH’nın ana motor belirtileri;

1. Titreme (Tremor)
2. Yavaş hareket etme
3. Katılaşma
4. Denge kaybı ya da yürüme güçlüğüdür.

Bulgular tipik olarak vücudun bir yarısında başlar ve birkaç yıl içinde diğer tarafa da yayılır.

Titreme kişi istirahat halinde iken daha belirgindir. Başlangıçta aralıklıdır ve başkaları tarafından fark edilmeyebilir. Görünür hale geldiği zaman genellikle bir eldedir ve para sayma hareketi şeklindedir. Anksiyete, stres ve heyecan titremeyi arttırabilir. Başka vücut bölümleri örneğin bacaklar, çene, dudaklar ya da dil etkilenebilir. Ancak PH titremesi genelde başta olmaz.

Hareketlerde yavaşlama tüm Parkinson hastalarında gelişir. Düğme ilikleme, bilgisayar faresini çift tıklama, yazı yazma gibi günlük hareketleri, iskemleden kalkmayı ve yürüyüşü etkileyebilir.
Katılaşma kol, bacak ve gövdede meydana gelebilir ve diğer erken bulgular gibi vücudun tek tarafında başlayabilir.

Normalde beyinde dengemizi korumamıza yarayan otomatik refleksler vardır. Parkinson hastalarında bu refleksler bozulur ve bunun sonucunda postüral instabilite dediğimiz denge bozukluğu ve düşmeye eğilim meydana gelir. Ancak bu bulgular PH’nın ileri aşamalarında ortaya çıkar. Eğer postüral instabilite erken ortaya çıkıyorsa PH tanısından şüphe etmek gerekir.
PH bazı kişilerde motor olmayan başka belirtilere de yol açabilir;

1. Koku alma duyusunun kaybı
2. Berrak düşünme yeteneğinde kayıp
3. Olmayan şeyleri görme (Halusinasyon)
4. Depresif hissetme, anksiyete ya da ilgi kaybı
5. Uyku problemleri ve gündüz uykululuk
6. Yorgunluk

Otonom sinir sistemi vücudumuzda kalp hızı, sindirim, solunum hızı, terleme, idrar yapma ya da cinsel işlevler gibi bilinçsiz ya da otomatik yapılan fonksiyonları kontrol eder. Hastalık ayrıca kabızlık, terleme bozukluğu, yutma bozukluğu, idrar kaçırma ve cinsel problemler gibi otonomik fonksiyon bozukluklarına yol açabilir. Bazı hastalarda “ortostatik hipotansiyon” dediğimiz bir problem olabilir. Ortostatik hipotansiyon kişi ayağa kalktığı zaman olan ani tansiyon düşmesinin tıbbi adıdır. Baş dönmesine, göz kararmasına hatta bayılmaya neden olabilir.

Psödobulber duygu boşalması (patolojik gülme ve ağlama ya da duygusal kendine hakim olamama) kontrol edilemeyen gülme ve ağlama ataklarıdır. Parkinson hastalığı gibi beynin duyguların dışa vurulmasını kontrol eden bölgelerini etkileyen hastalıklarda görülür. Gülme ve ağlama atakları duruma ve kişinin duygularına uygun değildir.

Koku alma duyusunun kaybı PH’da hiçbir bulgu olmadan en erken başlayan bozukluklardan biridir.

Ağrı PH olan kişilerin %40’ından fazlasında bildirilmiştir. Ağrı genellikle motor bulguların çıktığı vücut yarısında hissedilir. Delici ya da saplanıcı, yanıcı ya da karıncalanma şeklinde olabilir.

Parkinson Hastalığı Tanısı Nasıl Konur?

PH tanısı koymakta kullanılan bir test yoktur. Tanı bulgulara bakarak konur. Ayrıca tedaviye cevap olması da tanıya yardımcıdır ve PH’nın motor bulguları tedavi ile belirgin düzelir. Bazen doktorlar başka hastalıkları elemek için bazı testler yapabilirler. DaTscan parkinsonizmi esansiyel tremordan ayırt etmeye yarayan bir beyin görüntülemesidir. Parkinsonizmi olan hastaların yaklaşık %15’inde atipik parkinsonizm hastalıkları söz konusudur. Ayırıcı tanıda yer alan bu hastalıklar multisistem atrofi, progresif supranuklear palsy, kortikobazal sendrom, Lewy cisimcikli demans, ilaçla ortaya çıkan parkinsonizm ve vasküler parkinsonizmdir.

Parkinson Hastalığı Nasıl Seyreder?

PH’da gidişatı ön görmek zordur çünkü kişiden kişiye çok değişkendir. Birçok hasta tedavi altında uzun yıllara iyi seyreder. Normal olarak çoğu hasta başkalarına bağımlı olmaktan ve PH’dan ölmekten korkar. Ancak PH’nın kendisi ölümcül değildir. Ölüm riski PH’nın düşme, boğulma ya da zatüre gibi komplikasyonlarına bağlıdır. Sonuçta ağır ilerleyen bir hastalıktır ve ilaçlarla uzun yıllar kontrol altında tutulabilir.

Parkinson Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?

PH’nın bulgularını düzelten pek çok ilaç vardır. Ancak şu anda tam iyileşmeyi sağlayan bir tedavi yoktur. PH tedavisinde kullanılan ilaçların bazen ciddi yan etkileri olabilir. Bu nedenle bazı hastalar ilaçları gerçekten günlük yaşamlarını etkileyen bulguları olduğunda başlarlar. Tedavinin amacı işe yarayan en düşük dozda ilacı kullanmaktır.

Levodopa tedavisinin kısa dönem yan etkileri bulantı, baş ağrısı, sersemlik ve uykululuktur. İlk başlandığında hastalar levopopa tedavisinden çok yararlanır. Ancak yıllar geçtikçe diskinezi ve motor fluktuasyonlar dediğimiz problemler ortaya çıkar. Diskinezi kişinin kontrol edemediği anormal hareketlere verilen isimdir. Motor fluktuasyon ise levodopanın etkisinin aniden ya da çok erken bitmesidir. Hasta aniden hareket edemez, yürüyemez.

Diğer tedavilerle iyilik hali olmayan PH’ları bazen derin beyin stimülasyonu (DBS) denen bir tedaviden yararlanır. DBS tedavisinde kişinin beynine cerrahi müdahale ile pil yerleştirilerek hareketler kontrol edilir.

Parkinson Hastalığında Egzersizin Önemi

Egzersiz herkes için sağlıklı yaşam için önemlidir. Ancak Parkinson hastaları için dengelerini korumak, hareketliliği ve günlük yaşam aktivitelerini sağlamak için egzersiz hayati öneme sahiptir. Ayrıca egzersizin nöronları koruyucu etkisi de vardır.

Çalışmalar egzersizin yürüyüş, denge, titreme, esneklik, kas kavrama gücünü ve motor eş güdümü düzeltebildiğini göstermiştir. Hem koşu ve yürüyüşün hem bisiklet pedalı çevirmenin yanı sıra Tai Chi, yoga, pilates ve dans da yararlıdır. Durağan ve hareketsiz bir yaşamla karşılaştırıldığında hangi seviyede olursa olsun hareketin motor bulgular üzerine olumlu etkisi vardır. Hafif orta seviye Parkinson hastalığı olan kişiler belirtilerine özel egzersiz yapabilir. Aerobik egzersizler formda kalmayı sağlar. Yürüyüş egzersizleri yürüme ve denge üzerine etkilidir. Direnç egzersizleri ise kuvveti geliştirir. Egzersiz ayrıca zihni diri tutar, depresyon ve yorgunluğu azaltır.

LinkedIn
WhatsApp
error: Content is protected !!