YÜKSEK KORTİKAL FONKSİYON BOZUKLUKLARI

Afazi Nedir?

Afazi beyin hasarı sonucunda ortaya çıkan edinilmiş bir dil bozukluğudur. Dil bir insanın bir diğeri ile iletişim kurmasına yarayan simgeler sistemidir. Afazi cümle yapısı ve gramer kuralları, kelime anlamları ve ilişkileri, kelimenin içsel yapısı ve ses birimlerinin bozulması sonucunda ortaya çıkar.

Yüksek Korti̇kal Fonksi̇yon Bozukluklar: Afazi Nedir? Afazi Çeşitleri, Afazi Tedavisi - Agnozi Nedir? Agnozi Çeşitleri? Agnozi Tedavisi - Yabancı El Sendromu

Afazili Hastanın Muayenesi Nasıl Yapılır?

Afazik bir hasta muayene edilirken öncelikle spontan konuşmanın akıcılığı değerlendirilir. Sonra sırasıyla cisimleri isimlendirmesi, renk isimlendirmesi, anlaması, tekrarlaması, okuma ve yazması muayene edilir. Bu muayene sonucuna göre hastalarda farklı afazi türleri görülebilir.

1. Broka Afazisi (Motor Afazi)
2. Wernike Afazisi (Duyusal Afazi)
3. Kondüksiyon Afazisi
4. Transkortikal Afaziler
5. Subkortikal Afaziler

Afaziden İyileşmede Rol Oynayan Etmenler Nelerdir?

1. Afazinin başlangıç yaşı: Genç yaşta düzelme daha iyidir.
2. El baskınlığı: Solaklar ve onların birinci derece akrabaları daha iyi düzelir.
3. Motivasyon ve güdü
4. Eğitim seviyesi/komplikasyonlar
5. Sosyal ortam
6. Afazi tipi/etyolojisi: Anlama bozuklukları spontan olarak daha çok düzelir. Küçük lezyonlarla olanlar(Ör: kondüksiyon afazileri) daha iyi iyileşir.
7. Tedavi başlamadan önce kaybedilen zaman: İlk bir yıl içinde başlanan tedavilerle daha iyi sonuç elde edilir.
8. Dilsel olmayan bilişsel bozuklukların varlığı ve ağırlığı: Örneğin görme ve işitme bozukluğu, dikkat ve bellek bozuklukları gibi.

Afazi Nasıl Tedavi Edilir?

Tedavide standart bir yaklaşım yoktur. Her hasta için hazırlanmış kişiselleştirilmiş programlar gerekmektedir. En iyi tedavi planları konuşma terapistleri, nöropsikologlar ve nörologlar arasındaki işbirliği sonucu ortaya çıkmaktadır. Melodik intonasyon tedavisi, sentaks eğitim programları, görsel hareket tedavisi, cümle düzeyinde işitsel anlama tedavi programı, görsel iletişim tedavisi bazı özel tekniklerdir. Ayrıca depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçların da afazi iyileşmesinde etkili olduğu bilinmektedir.

Agnozi Nedir?

Agnozi beyin hastalığı sonucunda ortaya çıkan bir şeyin tanınmasındaki bozukluktur. Bu bozukluk tek tek duyu biçimlerine hastır. Görsel, işitsel ya da dokunma agnozileri vardır. Ancak bir kişide agnoziden bahsedebilmek için tanımayı sağlayacak temel duyu girişinin sağlam olması gerekir. Örneğin işitme agnozisinden bahsetmek için kişinin işitmesinin normal olması gerekir.

Görsel Agnoziler

Kişinin görme, konuşma ve bellek ile ilgili bir problemi olmamasına rağmen görsel olarak bir cismi tanıyamamasıdır. Kişi diğer duyularını kullanarak cismi tanıyabilir.

1. Prozopagnozi: Daha önceden bilinen yüzlerin tanınamamasıdır. Oliver Sacks’ın
Karısını Şapka Sanan Adam kitabındaki Bay P klasik bir prozopagnozi vakasıdır (Yapı Kredi Yayınları).
2. Simultagnozi: Bir arada duran cisimleri tanıyamamadır. Tek başına olan bir cismi tanıma problemi yoktur.
3. Renk Agnozisi: Renk körlüğü olmamasına rağmen ana renklerin tanınamamasıdır.
4. Topografik Agnozi: Mekansal bilgi yorumlanamadığı için etrafa oryante olunamamasıdır. Bu hastaların mekanın düzeni yada özellikleri ile ilgili bellek problemleri yoktur ancak yollarını bulamazlar. Doğru yöne gitmek için görsel ip uçlarını kullanamazlar.
5. Akinetopsi: Hareketin algılanamamasıdır.
6. Agnostik Aleksi: Görsel olarak sözcüklerin tanınamamasıdır. Bu hastalar rahatlıkla konuşabilir ve yazabilir.

İşitsel Agnoziler

Kişinin işitme duyusunun normal olmasına rağmen sesleri tanıyamamasıdır.

1. Fonagnozi: Önceden aşina olunan seslerin tanınamamasıdır.
2. Verbal işitsel agnozi ya da pür kelime sağırlığı: Konuşulan kelimelerin anlaşılamamasıdır ancak hasta normal bir şekilde konuşur, okur ve yazar.
3. Verbal olmayan işitsel agnozi: Verbal olmayan seslerin tanınamamasıdır.
4. Amuzi: Müziğin tanınamamasıdır.

Dokunma Agnozisi

Dokunarak cisimlerin tanınamamasıdır. Hasta cismi gördüğünde isimlendirebilir.

1. Amorfagnozi: Cisimlerin büyüklük ve şeklinin(Ör: üçgen, kare) tanınamamasıdır.
2. Asteriognozi: Cismi dokunarak tanıyamamadır. Hasta cismin yapısını, büyüklüğünü, şeklini tanır ancak cismin kendini tanıyamaz.

Beden - Şekil Agnozisi (Ototopognozi)

Vücut bölümlerini isimlendirme ve tanıma bozukluğudur. Bir özel tipi Parmak agnozisidir. Kişinin kendi ya da başkasının elindeki parmakları tanıyamaması ve isimlerini söyleyememesidir. Genellikle Gerstmann sendromunun bir parçasıdır. Gerstmann sendromunun diğer bulguları hesap yapamama, yazamama ve sağ sol ayırımını yapamamadır.

Anozognozi

Kişinin nörolojik hastalığının farkında olmamasıdır. Dominant olmayan beyin yarısının hasarında görülür. Kişi felcinin, konuşma ya da görme bozukluğunun farkında olmayabilir. Felcinin farkında olmayan hastaya felçli kolu gösterildiğinde hasta olduğunu inkar eden. En ağır formu kişinin kendi uzvunu inkar etmesidir(asomatognozi).

Hangi Hastalıklarda Agnoziler Görülür?

Agnoziler beyin damar hastalıklarında, tümörlerde, enfaksiyonlarda, demansta, hipokside, karbon monoksit zehirlenmesinde, kafa travmalarında görülebilir. İnme ya da travma gibi durumlarda aniden ortaya çıkabildiği gibi demans ve tümör gibi durumlarda yavaş da gelişebilir.

Apraksi Nedir?

Apraksi kas güçsüzlüğü, duyu ve denge bozukluğu, anlama ve dikkatini toplama bozukluğu olmadan öğrenilmiş ve de daha önceden yapılabilen bir hareketin yapılamamasıdır. Üç tip apraksi tanımlanmıştır.

1. İdeomotor Apraksi
2. İdeasyonel Apraksi
3. Uzuv kinetik Apraksi

İDEOMOTOR APRAKSİ: En sık görülen apraksi tipidir. Hastaya sözlü emir verildiğinde öğrenilmiş bir motor harekete başlayamaz ve doğru olarak devam ettiremez. Ancak değişik koşullarda ve değişik duyusal uyaranlarla aynı hareketi yapabilir. Diğer bir deyimle sözlü emir ile hareketi yapamazken, aynı hareketi kendiliğinden refleks olarak ya da otomatikman yapar.

İDEASYONEL APRAKSİ: Tek tek bileşenlerin doğru olarak uygulayabilmesine rağmen gerçek nesnelerle bir hareketler dizisi gerektiren karmaşık bir hareketin yapılmasındaki bozukluktur. İdeomotor apraksinin aksine, ideasyonel apraksi günlük yaşam ile ilgili problemlere ve ciddi kazalara neden olur. Apraksinin bu tipi sıklıkla akut konfüzyonel durumlar ve demansta meydana gelir.

Yabancı El Sendromu (Alien Hand)

Kişinin kol ya da bacağının kendine ait olmadığı ve başına buyruk hareket ettiği hissidir. Kol istem dışı hareket eder. Basitçe gövdeden uzaklaşıp havaya kalkma yanında karmaşık hareketler de görülebilir. Kol sürekli hareket halinde olabilir ve diğer eli ya da başka bir nesneyi yakalayabilir. Atipik Parkinson sendromları arasında sınıflandırılan kortikobazal dejenerasyon hastalığında %50 oranında görülür. Mevcut olduğunda çarpıcı bir özellik olmasına rağmen, bu hastalığa özel bir bulgu değildir.

Nörobilim ve edebiyat arasındaki uzun yıllara dayanan bir ilişki mevcuttur. Nörolojik hastalıklar Shakespeare, Cervantes, Dostoyevski, Melville’den McEvan, Lethem, Powers’e kadar pek çok yazarın konusu olmuştur. Türk edebiyatında da Orhan Pamuk ve Ayfer Tunç’u unutmamak gerekir.

ErlendLoe’nin Doppler adlı kitabında, kitap ile aynı adı taşıyan ve toplumdan, kurulu düzenden kaçan kahramanımız şöyle diyor; “Mırıldanmamaya çalıştığım anda mırıldanmaya başlıyorum. Sanki içime cin kaçmış gibi. Tıpkı yıllar önce gördüğüm bir filmdeki gibi. Başroldeki adamın eli kötücülleşiyor ve adamı öldürmeye kalkıyor. Adam da sonunda elini motorlu testere ile kesiyor. Sağlam eli ile motorlu testereyi tutarken, ağzıyla testerenin ipini çekiyor. Kötücül el, defol!”. Bu kitap beni pek çok yönü ile etkiledi. Ama içinde bir alien hand anlatımı yakalamak ayrı bir keyif oldu.

Sizin de okuduğunuz kitaplarda yakaladığınız nörolojik semptomlar varsa yorumlarda paylaşabilirsiniz...

Photo: Robert Couse-Baker via flickr
Attribution 2.0 Generic (CC BY 2.0)

LinkedIn
WhatsApp
error: Content is protected !!