Güncelleme: 28/08/2026
Geçici iskemik atak (GİA), beynin bir bölümüne giden kan akımının kısa süreli olarak bozulması sonucunda ortaya çıkan geçici nörolojik belirtilerdir. Belirtiler genellikle dakikalar veya birkaç saat içinde düzelir. Ancak süresine bakılmaksızın gelip geçen bir atak sonrası beyin diffüzyon MR’da enfarktüs görülürse, bu atak artık iskemik inme olarak kabul edilir.
Eskiden “mini inme” olarak adlandırılması, durumun önemsiz olduğu izlenimini yaratabilir. Oysa GİA, kalıcı inme açısından ciddi bir uyarıdır.

Fotoğraf: Dilek Necioğlu Örken
Yüzde kayma, tek taraflı güçsüzlük veya uyuşma, konuşma bozukluğu, söyleneni anlayamama, ani görme kaybı ve belirgin dengesizlik görülebilir. Belirtilerin aniden başlaması önemlidir. Yavaş ilerleyen veya uzun süredir benzer biçimde tekrarlayan yakınmalar farklı nedenlerle ilişkili olabilir; ancak bu ayrım evde yapılamaz.
Belirtinin düzelmesi, damarsal problemin çözüldüğünü veya tekrarlamayacağını göstermez. Geçici iskemik ataktan sonra kalıcı inme gelişme riski özellikle erken dönemde yüksektir. Acil değerlendirmeyle geçici iskemik atağın nedeni araştırılabilir ve uygun koruyucu tedavi başlanabilir.
Şah damarında veya beyin damarlarında aterosklerotik darlık, atriyal fibrilasyon gibi ritim bozuklukları, kalpten kaynaklanan pıhtılar ve küçük damar hastalığı olası mekanizmalardır. Tedavi herkes için aynı değildir. Antiplatelet veya antikoagülan tedavi seçimi, damar darlığına yönelik yaklaşım ve risk faktörlerinin düzenlenmesi olayın nedenine göre belirlenir.
Beyin görüntülemesi, boyun ve beyin damarlarının incelenmesi, kalp ritminin değerlendirilmesi, elektrokardiyografi ve gerekli hastalarda daha uzun süreli ritim takibi yapılabilir. Kan basıncı, diyabet, kolesterol, sigara kullanımı ve diğer damar riskleri gözden geçirilir. Belirtilerin süresi ve düzelmiş olması tanısal inceleme gereğini ortadan kaldırmaz.
İnme benzeri belirtilerde beyin kanaması ile damar tıkanıklığını evde ayırt etmek mümkün değildir. Bu nedenle hastanın kendi kararıyla aspirin veya başka bir kan sulandırıcı alması doğru değildir.
İlk adım ilaç almak değil, 112’yi aramaktır.
Korunma, saptanan mekanizmaya göre planlanır. Kan basıncı ve diyabet kontrolü, sigaranın bırakılması, kolesterol tedavisi ve düzenli ilaç kullanımı önemlidir. Atriyal fibrilasyon saptanırsa uygun hastalarda antikoagülan tedavi gerekebilir.
Geçip giden konuşma bozukluğu veya güç kaybı beklenip izlenecek bir durum değildir. Belirtilerin geçmesi aciliyeti ortadan kaldırmaz.
Kaynaklar:
Stroke Association – TIA