Güncelleme: 09/03/2026
Multipl skleroz (MS), bağışıklık sisteminin beyin, omurilik ve göz sinirini etkilediği kronik bir hastalıktır. Uzun yıllar boyunca MS tanısı koyabilmek için genellikle birden fazla atak geçirilmesi veya hastalığın zaman içinde ilerlediğinin gösterilmesi gerekiyordu. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar sayesinde 2024 yılında tanı kriterleri yeniden güncellendi ve bu güncelleme MS tanısında önemli değişiklikler getirdi. Yeni kriterlerin en önemli amacı hastalığı daha erken yakalamak ve tedaviye daha erken başlayabilmek.

Fotoğraf: Dilek Necioğlu Örken
Yeni kriterlerle birlikte bazı durumlarda MS, henüz belirgin klinik şikayetler ortaya çıkmadan bile saptanabiliyor. Bunun nedeni, manyetik rezonans görüntüleme (MR) tekniklerinin gelişmesi ve bazı özel görüntüleme işaretlerinin tanınabilmesi.
Örneğin:
Bu bulgular, MS’e özgü olabilecek önemli ipuçlarıdır.
MS’in ilk belirtisi hastaların yaklaşık %25’inde optik nörittir. Bu nedenle yeni kriterlerde optik sinir de hastalığın yerleşebileceği beşinci anatomik bölge olarak tanı kriterlerine eklenmiştir. Tanı sürecinde artık şu yöntemler de daha fazla kullanılmaktadır
Eskiden beyin omurilik sıvısında (BOS) oligoklonal bant adı verilen bir test sık kullanılırdı. Yeni kriterlerde buna alternatif olarak kappa serbest hafif zincir indeksi adlı yeni bir biyobelirteç de kullanılabiliyor. Bu test bazı durumlarda tanıyı kolaylaştırabiliyor.
MS’te erken tanı sayesinde:
Bu nedenle günümüzde MS, giderek daha fazla erken tanınabilen ve kontrol altına alınabilen bir hastalık haline gelmektedir.
Her MR’da görülen beyaz lekeler MS anlamına gelmez. MS tanısı koyarken:
Bu nedenle tanı mutlaka deneyimli bir nörolog tarafından konulmalıdır.
Kaynaklar:
Multiple sclerosis research in 2025: earlier diagnosis and halting progression. Lancet Neurology Vol 25 January 2026