Güncelleme: 22/09/2026
REM uykusu, canlı rüyaların yoğun olarak görüldüğü uyku dönemidir. Bu evrede beyin aktif olmasına rağmen kol ve bacak kasları normalde geçici olarak hareketsiz kalır. Bu doğal mekanizma rüyalarımızı fiziksel hareketlerle gerçekleştirmemizi engeller. REM uykusu davranış bozukluğu durumunda bu kas hareketsizliği yeterince oluşmaz. Kişi gördüğü rüyanın içeriğine uygun hareketler yapabilir.

Fotoğraf: Dilek Necioğlu Örken
Uykuda konuşma, bağırma, küfretme, yumruk atma, tekmeleme, yataktan sıçrama veya düşme görülebilir. Hareketler çoğunlukla rüyanın içeriğiyle uyumludur. Kişi uyandırıldığında saldırıya uğrama veya birinden kaçma gibi canlı bir rüyayı hatırlayabilir. Belirtileri ilk fark eden çoğu zaman hastanın kendisi değil, yatak eşidir.
Hayır. Uykuda konuşma, uyurgezerlik, gece terörü, uyku apnesine bağlı hareketler ve gece nöbetleri benzer biçimde tarif edilebilir. Çocukluk ve gençlik döneminde daha sık görülen bazı parasomniler genellikle gecenin farklı bölümlerinde ortaya çıkar. REM uykusu davranış bozukluğunun tanısı yalnızca hareketlerin anlatımına dayanılarak kesinleştirilmemelidir.
Ayrıntılı uyku öyküsü alınır. Mümkünse yatak eşinin gözlemleri dinlenir. Evde güvenli biçimde çekilmiş kısa videolar hareketlerin niteliğini anlamaya yardımcı olabilir.
Kesin tanıda video-polisomnografi önemlidir. Bu inceleme sırasında beyin dalgaları, göz hareketleri, kas etkinliği, solunum ve gece boyunca ortaya çıkan davranışlar kaydedilir. REM uykusunda normal kas hareketsizliğinin kaybolduğu gösterilebilir.
Özellikle başka bir açıklama olmaksızın ortaya çıkan izole REM uykusu davranış bozukluğu, alfa-sinüklein birikimiyle ilişkili nörodejeneratif hastalıkların erken dönem belirtisi olabilir.
Parkinson hastalığı, Lewy cisimcikli demans ve multipl sistem atrofisi bu hastalıklar arasındadır. Uyku belirtileri hareket veya bilişsel belirtilerden yıllar önce başlayabilir.
Bu ilişki, REM uykusu davranış bozukluğu bulunan herkesin mutlaka Parkinson hastalığı ya da demans geliştireceği anlamına gelmez. Risk kişiden kişiye değişir ve hastalığın ne zaman gelişeceği kesin olarak öngörülemez. Bu nedenle hastaların izlenmesi önemlidir.
Koku duyusunda azalma, kabızlık, hareketlerde yavaşlama, titreme, denge değişikliği, ayağa kalkınca tansiyon düşmesi ve bilişsel yakınmalar değerlendirmeye dahil edilebilir.
Bu belirtilerin her birinin çok sayıda başka nedeni vardır. Amaç hastaya tek bir belirti üzerinden nörodejeneratif hastalık tanısı koymak değil, uygun klinik izlemi planlamaktır.
Yatağın çevresindeki keskin veya kırılabilir eşyalar uzaklaştırılmalıdır. Pencere ve yatak çevresi güvenli hale getirilmeli, düşme riski azaltılmalıdır. Silah veya tehlikeli nesneler yatak odasında bulundurulmamalıdır.
Şiddetli hareketlerin olduğu dönemlerde yatak eşinin güvenliği de dikkate alınmalıdır. İlaç tedavisi gerekiyorsa kişinin yaşı, düşme riski, bilişsel durumu ve eşlik eden hastalıkları göz önüne alınarak hekim tarafından planlanır.
Tekrarlayan rüyayı yaşama hareketleri, yataktan düşme, kişinin kendisini veya eşini yaralaması ve ileri yaşta yeni başlayan bağırma-tekmeleme davranışları değerlendirilmelidir.
Uykuda görülen olayların nöbet olabileceği düşünülüyorsa, dil ısırma, idrar kaçırma, yaralanma veya uyandıktan sonra uzun süren bilinç bulanıklığı bulunuyorsa nörolojik inceleme özellikle önemlidir.
REM uykusu davranış bozukluğu yalnızca rahatsız edici bir uyku davranışı değildir. Hem yaralanma riski hem de bazı nörolojik hastalıklarla ilişkisi nedeniyle doğru tanı ve izlem gerektirir.
Kaynaklar:
NINDS-Uykunun Temelleri
AASM Klinik Uygulama Kılavuzu
NINDS- Lewy Cisimcikli Demans